
yazan: nadas
fotoğraf: pelin üstünkaya
dünya henüz zamanın oyuncağı değilken yaratılan ve başkalaşan bir mezarlık düşlemek. gecenin içinde. kağıtların bedenin örtüsü olduğu aslında bedeni örterek tamamladığı bir zamanı hayal etmek. sebepsizlik. sessiz bir gölge gibi geçip gitmek dünyadan. uzağa bakmak. sabahın gelmesini beklemek. ışıkların dünyanın son sığınağı olması ve zamanın geçtiğini gözün hafızasında ağır ağır duymak. ekmek kokusu ve ezan sesiyle yeni gelen günün gerçekten geldiğini duymak. yaşadığını ölümün kalbiyle atarak anlamak. aslında artık anlamın dağılmış tortulara ya da donmuş buzlara benzediği bir gölgeye saklanmak.
dualarla ve kelimelerle uyutulmuş biri olduğunu hatırlamak. zamanın eksik tohumlarına ve savrulmuş toprağın kırmızı sertliğine bir yer aramak. mekanın artık imkansızlaşması.
anıların fotoğraflarla döküldüğü beden belki de modern zamanın ruhudur. her şeyin bölündüğü ve bu bölünmede kaybolan özdeşliğin artık bir bütün olmanın imkansızlığını çağıran seslerle kaplıyken. reçetelerle çare arayan bir dünyanın çilesi mi demeli? felsefenin bir zaman yokluğuna dönüşmesi. belki de her şeyin içine sızarak yok olması. garip bir oyun bu. yazının bittiği bir yerde yazmaya çalışmak. sanki.
ölümün başladığı yerde yazarak var olmak. auchwitz’den sonra şiir yazmak. belleğimize kendi tarihimizden hangi anıyı seçsek arkasından şiir yazmanın barbarlık olduğu. Şimdi. hepimiz barbarız nihayetinde rahat olalım. şşşşş demek.
utanç sadece. kirlenmek ve kirletmek. kullanmak ya da. her şeyin dilini işgal etmiş bir reklam makinesinden kaçamamak. ne desek sonunda kendimizden bahsediyoruz. ne kadar konuşsak daha çok susmuş gibi hissediyoruz. ölüler var her yerde. işçi ölüleri. yoksul bedenlerin kanlarının üzerinde sallanan bir gemideyiz .hep.
hiç bir cümle bitmeden yazabilmenin bir yolu olmalı. tamamlanmamış ve anlamın uzağında oyalanarak yazılmış şeylerle tarihten kaçmanın yolu olmalı. yapıyorum güzelce. hakkımı teslim etmeliyim. zamanda yaşıyorum. ölümden bir kuş düşünerek,geceyi severek cesetler çiğniyorum.
haklı olmak bu cehennemde. ne anlamı var? bir gemi direğinde gencecik bir adam saatlerce asılı kalmışken ve olan biten bu cehennemin çığlığından başka sese izin vermezken inat etmek neden?unutarak yaşamak şimdinin imkanı için. dünyanın haberi çabuk yayıldığından beri aslında her gün cenaze evleriyle iç içe yaşıyoruz. alıştık. radyonun sesini kısmıyoruz. bir köyün zamanında ölümün nasıl yaşandığını düşünerek farkın anlamını düşünüyorum. her şey için bir kaç kelime yeter aslında. hız…unutmak…alışmak…aynı… boşver…vs…
hızla uyum sağlamak. hızla bir durumdan diğerine geçmek açıklayabilir yazgımızı. sonsuz değil çürümek. ahlakla kapanmayacak bir boşluk var hayatta. kendi hayatımızın ipine tutunarak geçemeyecek bir ömür var ve kendi hayatımızın ipine tutunmadan yaşamanın imkansız olduğu bir tarih…


