
yazan: hücumpress
Uyku akıyor gözlerimden. Uyku çok zor bu saatten sonra, gece 3…
Bin tane düşünce var kafamda. Sokağa çıkıyorum. Sokaklar rehabilite ediliyor, bir gün birine bir gün birine neşter izleri indiriliyor. Üç gün sonra geçiyor, bir şeycik kalmıyor. Bedene uyku iniyor, gece 3…
Bir gün daha geçmiş, hava yine karanlık. Birazdan sabah olacak yine ve ben yine…
Çirkin gözler görüyorum her yerde. Hatta bazen senin cümlelerinde pusu kurmuşlarken yakalıyorum. Canım sıkılıyor, midem yanıyor. Kilo alıyorum farkındayım ve evet fazlaca sigara içiyorum, görüyorum. Sonra birden hava grileşmeye başlıyor, bir minibüsle karşıya geçiyorum. Değişik laflar konuşuyorum, bazen ben de şaşırıyorum. Bir de bakıyorum kente gece çökeli yine çok olmuş. Hem de çok geç olmuş, gece 3…
Seneleri sayıyorum, artı bakiyesinden kredi çalıyorum, biraz daha belki gençten yürürüm. Sonra bir köşede dururum. Oksijen probleminden çıkar, sahile doğru giderim. Rüzgarlı ve de hasır tabureli çıkıntıda bir bardak çaya bürünürüm. Karşıda aaaal aaaaal salınan bayrağımla göz göze gelirken ben, güneş batar İstanbul’da. Geçmişimle söyleşip, şimdimle dertleşirim. Sonra döner eve geri gelirim. İnsanları sevmeyeceği şeylerle saatlerimi geçiririm. Sonra sıcak bir şeyler içer, erkenden yatağa girerim. Giremem, artık değil erkenden. Gece 3…
Sabaha her şey çok güzel ol-a-bili-r.
