By Hucum Press | Temmuz 25, 2008 - 1:25 am - Posted in Sex and The City

sezen.jpg

yazı: hücumpress

Ara ara saatime baktım gün boyu, zaman akıverdi bir şekil. Önce yetişmek, ardından zamanı durdurmak gerekiyordu. Sıkıcı bir gün geçmişti ve artık geçmişti.

Harbiye’de arka arkaya dizilmiş otomobiller ve insanlar ve ışıklar ve polis kordonları ve şantiye kapıları arasından hızlıca bir giriş yapıyoruz. Karanfil esansını getirmemişim yanımda, olsaydı iyiydi. Ama… Amayla başlayan bir cümleye ihtiyacım yok. Hazal istediği zaman sorununu çözüyor, “vardır bunda bir hikmet” deyip yoluna devam ediyor.

Harbiye’ye bir yıldız düşüyor hemen. Bizim gibi bir yıldız, bir bedende çok yıldız. Sert giriyor Sezen meseleye, eski şarkılar söylüyor, bizleri eskitmeyen şarkılar söylüyor. Eskimeyelim istiyorum yine, hayat güzel akıyor böyle. Hazal “Bu kadar insan aynı anda masum olmadığını itiraf ediyor” diyor. Ne güzel söylüyor, Sezen çok güzel söylüyor.

Arada ses çatlıyor, ne gam. Ruh önemli hocam! O da gani gani mevcut. Demiştim ben daha evvelden, kötü günlerden güzel geceler çalıyoruz. Çaldığımız bizde kalıyor ve kimse onları geri alamıyor. Yalnız olmamak çok güzel, olan biteni aynı dille anlıyor olmak çok güzel. Biliyoruz tabii ki “Masum değiliz hiçbirimiz.” Babalarımızdan izin alsaydık keşke bir çok şey için hâlâ. Yaptığımız haylazlıkların günahı onlara yıkılmış olur böylelikle, belki!

Sezen ara ara muhabbete dalıyor. Yanımdan harika bir kahkaha geliyor, her şey anlık ve kusursuz. Kusursuz derken? Kusursuz olur mu hiç? Helâ taraflarından ‘deh deh düldül’ iniltileri geliyor. Sezen aldırır mı hiç? Hiç mi bakmadık Sezen’e? Hem biz ona baktık, hem o bize baktı. Diyor ya kendi de! Sırtım sıvazlanmış gibi geldi bittabi. Sen eylersin de ben bilmem mi?

Hazal atıveriyor topuklularını, naneye vuruyor kendini. Plaketten sandalye yapıyor, kıymetli plaketi atacak şahane bir çöp tenekesi arıyor.

Gece İstanbul karışıyor. Ruhlar sakin, sanki İstanbul bilmiyor. Son durak Kadıköy her zaman olduğu gibi. Bir yerlerde Sezen çalıyor, bir zamandır bizimle çalıyor, bu zamanlar iyiler hayattan çalıyor.

“Bu şarkılar şifa duaları
Bu şarkılar yıkar duvarları”

This entry was posted on Cuma, Temmuz 25th, 2008 at 01:25 and is filed under Sex and The City. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

2 Yorum

  1. Temmuz 25, 2008 @ 07:54


    haha

    Posted by sahra
  2. Temmuz 30, 2008 @ 16:03


    BU ŞARKILAR DOSTLUK SALALARI……

    Posted by yağız

Leave a Comment

Please note: Comment moderation is enabled and may delay your comment. There is no need to resubmit your comment.